DİYETSİZ ZAYIFLAMANIN 1001 YOLU -5-

Azar azar yiyorum diyerek dünyayı yeme yada yediklerini farkına var ya da yediklerini yaz ya da yediklerinin hesabını tut ya da yeme işte yahuu :)

Lezzetlerin sınırı yok yani en azından sen sınır koyan kadar. Olağan üstü güzel bir açık büfe yemek veya  arkadaşının hazırladığı güzel bir ikram sofrası.

 

Mantık ne 2 kaşık şundan 2 kaşık bundan aaaa bununda tadına baksaydim. Aslında dilimde bi tat oluştu acaba biraz tatlı mı yesem olmadı üzerine bişey ama ne yesem derken dilindeki tat alma noktalarını köreltmis bir tüketim kaydı. Tat alma noktalarını körelince yediklerinden aldığın lezzet azalmaya başlar. Lezzet azaldikca miktar artmaya başlar.  Sonuç doyum noktasına ulasamamis bir damak tadı ve asla doyamacagina kanaat getirdigin kivranmakla ugrasan minnacık miden.


Diyet yapanların en büyük yalanidır;

  “Azar azar istediğim herseyden yiyorum".

Ve yalanların gün ışığına çıkmak gibi bir kötü yanı vardır.  Burada açığa çıkma olayını bıngıl bıngıl yağ şeklinde yapmayaydi iyiydi ama oldu. 


De ki ev kadınısın. Öğle yemeği ve akşam yemeğini sen yapıyorsun.  Ögle aksam yemegi için 2 kap yemek yapmis olsan ve yaptığın herseyin birer kaşık tadına baksan oldu mu sana fazladan 4 kaşık. Valla diyet yazma tekniğini bilmiyorum ama ben öğrenciyken porsiyonu 4 yk hesap ederdik. Gersini de sen hesap ediver.

İnsan hayatta kalmak için mutlaka birşeyler yemek zorunda ancak yediğinin ölçüsünü bilerek yediğinde kilo kontrolü ve devamında kaybını görebilir. Bilmediğindeyse buraya başka ölçüler devreye girer. Mesala patlayan pantolonlar, olmayan gömlekler ve pek tabi ki baskülün daima yukarıya çıkış eğrisinde olması.

 

İster ölçüsünü bilirek ye, istersen bilmeyerek ama midenin ölçüsü, kapasitesi belli. Sınırlarını zorlamasan mı acaba?