Tabi ki diyette seni sadece zayıflamak beklemiyor.

 

“Düzenli bir hayat” seni bekliyor.

Elindeki liste gün içerinde vücudun enerjiye ve dinlenmeye ihtiyacı olan saatlere göre düzenlenmiş bir listedir. Listeyi her gün aynı saatlerde uygulamanın getirdiği iç düzen kurulacaktır. Artık acıkmaların kontrolsüz, beklenmeyen saatlerde değil senin tahmin ettiğin saatlerde yani listede yazan saatlerde olmaya başlayacaktır. Düzenli bir hayat seni bekliyor ancak düzensiz bir hayat temposunda diyetin başarısız olacağını da unutmaman fayda var.

 

“Gün içerisinde kendini daha iyi hissetmek, daha enerjik hissetmek” seni bekliyor.

Gün içerisinde ihtiyaçlarını ertelemeden saatinde karşılayan bir kişi gereksiz yorgunluklardan ve halsizliklerden kurtulur. Sabah uyanmakla başlayan bir maraton var. Bu maratona ister bir şirketin CEO su olarak katıl, ister ağır işçi, ister çocuk, ister ev hanımı… Öyle ya da böyle uyanmak nasipse vücut çalışması da devreye girecek. Çalışmak içinse mutlaka enerji ister. Gereken enerjinin sürekliliğinin olması, kendini güvende hissetmesi anlamına gelecektir. Bunu düzenli maaş alarak çalışan kişilerin rahatlığına benzetebiliriz. Gelecek ay maaş gelecek gelmeyecek korkuları nasıl ciddi bir stres sebebi ise vücut içinde çalışmaya başladığı andan itibaren, enerji yoksunluğu psikolojisi ciddi bir stres, tehlikedir. Bu stresin altından kalkmak için ihtiyacını gerektiği saatte gerektiği kadar karşılamakla olur. Bu da devamında gün içinde kişinin kendin iyi hissetmesini sağlar.

 

“Farkında olmak” seni bekliyor.

Kişiler diyete başladığında artık tükettiklerini fark etmeye başlar. Aslında yediği yine peynir, ekmektir ama artık miktarları görmeye başlar. İstesin ya da istemesin diyet görüşmesine katılmış bir kişi artık içindeki köşede saklamaya çalıştığı diyetisyen kişiliğini konuşturmaya başlar ve bunu susturmak o kadar kolay değildir. Daha öncesinde yediği şeylerin aynısı yemekte ancak zayıflayacağı iddia edilmekte olan kişi “nasıl der”, normaldir. Ve sonra cevabını da kendi verir. Artık ölçülü yemeye başlamıştır. Tabi burada kaçınılmaz son, günah çıkartma kişiyi beklemektedir. Bu duygusal anlarda genellikle diyetisyen denilen kişi devreye girer ve yola devam der J

 

“Vücudunu tanımak” seni bekliyor.

Düzenli beslenmeye başlayan bir kişi, sanki yeni bir ürün almış gibi kullanım kılavuzunu okumaya başlar. Kullanım şartlarına uygun yaşamaya devam eden bir kişi artık gün içinde vücudunda gerçekleşen hareketlerin ne anlama geldiğini de yorumlamaya başlar. O an şekerimi düştü tansiyonu mu, o an gerçekten aç mı yoksa sadece o lezzeti almak için mi bir açlık geldi? Bütün bu yorumları yapmak için bir süreç gerekir ve süreçte vücudunu tanımayı getirir.

 

“Vücudun isteklerini dinlemek ve doğru yorumlamak” seni bekliyor.

Çok halsizim, şekerim düştü, tansiyonum düştü, kullandığım ilaç iştahımı açtı, yemek yerken kendimi kaybetmişim, gece uykudan uyandım sınırsız yemek yemeye başladım, yemek yerken kendimi durduramadım, bir kilo baklavanın hepsini yedim…

Bu cümleleri çoğu zaman sarf etmişizdir. Bu cümleler mazeretler listesinde gözükse de vücudun verdiği bir tepkidir. Peki, vücut bu tepkilileri nerde nasıl verir? Bu kadar şiddetli tepkilere gelmeden önce sinyalleri nelerdir? Ya da hadi bu kadar zor bir duruma düştük ne yapmalıyız? Bu sorunların cevapları tamamen kişiseldir ve bu cevapları kişi diyet sürecinde kendi öğrenmeye başlar.

 

“Tokluk ve açlık” seni bekliyor.

Günlük tüketiminizi düzenleyen liste yani kısaca diyetiniz sizin daha iyi bir gün geçirmen için yazılmıştır. Bu durumda senin açlıktan kıvranman değil de öğün saatinde yazılanları tüketmenizle beraber tokluk halinde olmanız beklenmektedir. Ancak bu hiçbir zaman acıkmayacaksın anlamına gelmez. Vücudun kilo vermesi demek depolardaki yağları harcaması, enerji harcaması demekse, enerjide durduk yere harcanmayacaksa bir miktar açlık seni bekler. Gün içindeki aktivite yoğunluğu, sinir, stres, sıkıntı, uykusuzluk hali, hastalık hali senin bir önceki gün bir sonraki gün açlık durumunuzu etkileyecektir.

 

“İstediğini istediği anda tüketmemek” seni bekliyor.

Kişilerin diyete başladığında en büyük hayali istediklerini istediği zaman da tüketerek zayıflamaktır. Böyle bir hayat maalesef yok. Diyet vücudu gerçek anlamda eğitmek, daha öncesindeki tüketimlerden vücutta kalan arızaları temizlemek ve kilo verme işi bittikten sonra ki hayatta istediğini istediği anda tüketme özgürlüğünü verir gibi gözükse de bunu tükettikten sonra yapması gereken temizlik hareketini öğrenmektir.

 

“Nerde gerçekten açlıktan gerçekten şımarıklıktan yemek yediğini görmek” seni bekliyor.

Diyete başlayan kişi ortalama 3-5 gün içinde artık gerçek tokluk ve açlık ne demek öğrenmeye başlar. Diyetten önce tükettiği birçok şeyin ne anlama geldiğini fark eder. Bu tüketimlerin aslında birçoğunun lezzeti için olduğunu ve sırf kendini şımartmak için olduğunu öğrenir. Zaten tokluk ve açlık arasındaki gerçek farkı öğrenen kişi diyeti hayatına adapte etmiş demektir.

 

“Zayıflamak beklediği kadar zayıflamanın durmasıda” seni bekliyor.

Zayıflamam durdu, artık kilo veremeyeceğim anlamına gelmez. Kilo vermek yorucu bir süreçtir. Değişiklik zaman ister, güç ister, sabır ister. Değişime adapte olmaya çalışan vücudun zayıflamayı durdurması vücudun dinlenmeyi istediğini gösterir. Dinlenme sürecinde sıkılaşma devam eder.

Peki diyet listesinde seni neler bekliyor?►